20 Haziran 2016… Sualtı araştırmacıları, Beylikdüzü açıklarında sonarlı çalışma sonrasında tespit edilen batıklara dalıyorlar… Sualtı araştırma ekibine göre birden fazla batık var bu noktada. Batıklar yılların aşındırmasıyla bir hayli dağılmış vaziyetteler. Bu batıkların hangi döneme, hangi yıllara ait olduğunu araştırmak için geniş kapsamlı bir çalışma yapmak gerekiyor… Sualtında, yaklaşık 6. dakikada görülen Anfora parçası dikkat çekici. Anfora parçasının bu görüntüsü aslında bölgede bir ahşap batık'ın olabileceğini gösteriyor. Etraftaki yengeçler, rengarenk sualtı bitkileri, sualtı net görüş mesafesi yine dikkat çekiyor. Bu görüntülerden bir anlamda, Beylikdüzü açıklarının, dip zenginliğini, nispeten temizliğini ve floranın çeşitliliğini de anlayabiliyoruz…
1960'lı yılların sonu... Beylikdüzü ve bölgesi yüzyıllarca av sahası olarak kullanıldı. Roma'da, Bizans'ta, Osmanlı'da, Cumhuriyet döneminde… Yakın zamanlara kadar avcılık hep vardı. Fotoğrafta, Gürpınarlı Avcılar, yine aynı bölgede bir av sonrası çulluk ve tavşan avından dönerken poz vermişler… (Soldan sağa; Naim Özker, Lütfü Batur, Ekrem Erdoğan, Veli Ayaz)
1580 tarihli belgede, Sultan Bayezid Evkafı'nın Trakatya’dan (Yakuplu’dan) alınan vergilerinden olan bağ dönüm rüsumu, çayır, su ve yel değirmenleri ile bostan zemin kira gelirleri Mütevelli Mehmed Çelebi Efendi vasıtasıyla tahsil edilmiş ve bu gelirler orada belirtilmişti.